Kayıtlar

Marksizm ve Postkolonyal Teori – Sagar Sanyal

GİRİŞ Postkolonyal teorinin önde gelen temsilcileri, akademi dünyasındaki ilerici çevreler üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Söz konusu yazarlar sömürgecilik, ırkçılık ve eski sömürgeler ile sömürgeciler arasındaki kültürel ve politik farklılıklar gibi konuları ele almaktadırlar. Liberalizm ve Marksizm’in sosyal teorilerinin yetersizliklerini savunduktan sonra, postkolonyal toplumları incelemek için yeni çerçeveler ve kategoriler geliştirmişlerdir. Bu makalede alanında etkili postkolonyal teorisyenlerin Marksizm ile olan anlaşmazlıklarını ortaya koymak için oluşturdukları özgün iddiaları sunacağım. İddiam o ki; marksist bir bakış açısını sürdürecek olursak, sömürgeciliğin ve postkolonyal toplumların politika ve kültürlerini daha başarılı olarak inceleyebiliriz.   Postkolonyal teori 1970’lerin sonlarından 1980’lerin ortalarına kadar olan bir dönemde iki akımın kesişim noktası olarak doğmuştur: edebi çalışmalardaki “sömürgeci söylem teorisi” ve tarih bilimi içerisineki “alt ...

Deli miyiz biz?

Merhabalar. Sanırım bir kısmınız, yani eski toprak takipçilerim beni 2020 senesinden beridir tanıyor. Başlangıçta sosyal mecraları başıboş/gündelik konular üzerine kullanıyordum. Sonraları hâlihazırda ilgilendiğim din felsefesi/felsefe konularından daha fazla bahseder oldum. Bu tarz mecralarda herkesin dilinde bir yanıt dolaşır durur ‘felsefe ile neden ilgileniyorsun?’ sorusuna karşı: “hakikati arıyorum..” Önden söylemem gerekiyor ki ben bu söz kadar çok az söze gıcık olurum. Şimdi diyeceksiniz ki ‘senin bu sözle ne derdin olabilir be Berat?’ Öyle, kendisiyle bir derdim yok zaten. Hatta var olan bu gıcıklığımın detaylı bir gerekçelendirmesi bile yok. Belki de bu sözü ağzına sakız eden insanlara gıcık oluyorumdur sadece. Belki de bu sözü murdar edenlerin "hakikat" kavramına Fransız bile kalamayacak kadar çocuk olmalarıdır gıcıklığımın sebebi. Yahut bazen hakikatin kimsenin temel motivasyonu olmadığı konusunda dürüst olamayıp, sahtekarca "hakikatin peşindeyiz" mav...

Bir şey Tanrı emrettiği için mi iyidir? (Divine Command Theory)

Bu yazıdaki hedefim İlahi Buyruk savunucularının ortaya attığı temel bir iddianın niçin geçersiz olduğunu anlaşılır bir şekilde göstermektir. Meta-etik meseleler hakkında düşüncelerimi ilerleyen zamanlarda bu yazımda olduğu gibi kısa ve öz bir şekilde paylaşmayı düşünüyorum. O halde iyi-kötü kavramlarının Tanrısal temellendirmelerinin niçin tutarsızlık barındırdığını açıklamakla başlayalım. Bu yazıda sunacağım argüman, temelde iki önermenin çelişirliği üzerine kurulu olacaktır; 1. Bir şey Tanrı emrediyorsa iyidir. 2. X Tanrısı iyidir. Kişi dini tercihlerinde X Tanrısının, teizmin merhametli, adaletli, sevgi dolu, mutlak iyi vb. sıfatlara sahip olarak çizdiği mümkün Tanrı profili ile ne derece uyumluluk gösterdiğini irdelemesi, yine kişinin naturalistik iyi-kötü algısına halihazırda sahip olması ile mümkün olabilir. Daha anlaşılabilir kılmak adına mevzubahis çelişkiyi formel olarak göstermem faydalı olacaktır; 1. X Tanrısı merhametlidir. 2. Merhamet iyidir. 2.1 X Tanrısı merhametli oldu...

Tanrı, Tasarım ve İnce-Ayar - Antropik İlke İtirazı ve Sunulan Analojinin Uygunsuzluğu

Resim
 GİRİŞ Yazının asıl konusu, Robbin Collins'e ait olan, "Tanrı, Tasarım ve İnce-Ayar" başlıklı makalenin içinde yer verilen ince-ayara karşı "Antropik İlke İtirazı"na cevap olarak sunulan "idam mangası" analojisi ve içerisinde barındırdığı uygunsuzluğa değinmektir. Genellikle ismine yer verdiğim makaleden alıntı ve açıklamalarla konuyu sizlere aktaracak, ardından (son başlık altında) kendi fikirlerime yer vereceğim. İNCE-AYAR ARGÜMANININ KISA BİR ÖZETİ "Fizikte birçok şanslı tesadüfler (accidents) bulunmaktadır. Böylesi tesadüfler olmaksızın, su sıvı halinde var olamazdı, Karbon atomları zinciri karmaşık organik moleküller oluşturamazdı ve hidrojen atomları moleküller arasında kırılabilir köprüler oluşturamazdı."   -Fizikçi Freeman Dyson Robin Collins ince-ayarı dört ayrı türe ayırıyor; (i) Fizik yasalarının ince-ayarı (ii) Fizik sabitlerinin ince-ayarı (iii) Evrenin başlangıçtaki hallerinin ince-ayarı (iv) Evrenin daha üst düz...